Anksiyete Bozukluğu Olan Ne Yapmalı

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 17:04

 

*****Çok uzun zaman psikiyatrik tedavi görmüş birinin kaleminden sizlerle paylaşıyoruz bu yazıyı.

 

Arkadaşlar insan beyni muazzam bir şey. Ona hükmetme gücünüz varsa sizin mağlup olma şansınız yok. Çünkü mağlup olduğunuzda bile bunu kayıp değil tecrübe olarak görürsünüz.

 

Karakter arkadaşlar bu kelimeyi unutmayın. Karakterimiz; Her insanın bir karakteri var. Araştırılsa kelimeler okyanus olabilir. Görürsünüz, bazı insan çok heyecanlı ya da güleç ya da sinirli olabiliyor. Kişiden kişiye ayni parmak izi gibi eşsiz.

 

Bazı insanda korkulu olabiliyor. Bu karakterin doğuştan gelen genetik şeyler ile çocukluktan yetiştirilme tarzı ile kökleştiğini düşünüyorum. Bu kökler zamanla öyle aşağılara iniyor ki değiştirilmesi ya da törpülenmesi zor olabiliyor.

 

Depresyon ise benim nazarım da beynin strese girmesidir. Bunu daha önce de dedim hep bir tepki verir karşılaştığı şeylerde; Açlık=karin/bas ağrısı Susuzluk=dil kuruması. Soğuk yemek=grip türevleri gibi.

 

 

Streste ise beynin hastalanmasıdır bence.

Nasıl karin ağrısının giderilmesi için bir şeyler yemek ya da susuzluk için bir şeyler içmek ise. Stres içinde bir şeyler yapmak gerek. Ama bu kadar kolay değil. Stresi vücuttan atmanın o kadar kolay olduğunu düşünmüyorum. Yani bir gece güzel bir yürüyüş ile bu stresin sadece bir kısmını atabilirsiniz vücudunuzdan.

Ve eklemek isterim. Yine benim tecrübelerime göre, insan duyguları değişken olabilir. Yani bir anda hüzünlenebilir bir anda mutlu olabilirsiniz. 5 saat önce ki korktuğunuz şey size 5 saat yahut 5 hafta sonra komik gelebilir. Beyin o şartlar altında o tepkiyi vermiştir. O yüzden bazen ağır depresyona girdiğinizde onun olması gerekiyordur. O yüzden fevri hareket etmeyin.

Anlatacak çok şeyim var aslında. Devlet hastanesinden, en pahalı psikiyatrilere kadar gittim.

Nereden hangi tecrübemi anlatayım diyorum kendi kendime. Tabi bu tecrübelerim kendimce. Belki de kimine göre değersiz.

 

Daha önce çalıştığım bir yerin sahibi 80-90 yaşlarındaydı ama inanılmaz bir heyecan ve isteklilikle gelir Kimsenin yapamaz dediği şeyleri yapardı. üstelik amele isleri bile yapardı kendince. Oysa bu adam Türkiye’nin en zenginlerinden. Bu adam bu isi yaparken niye mutluydu biliyor musunuz? Daha fazla kazanmak için mi? Veya daha lüks için mi? Hayır bu adam 90 yasında zaten çok zengin ve zaten lüks içinde. Zenginliğini köşkler ve tam zırhlı milyonluk araçlar ile başlangıç olarak seviyesini anlatabilirim. Arkadaşlar bu adamın hedefi vardı. Bu adam o yüzden bunları yapıyordu. Her sabah kalkmasını sağlayan bu. Bu adam hedefi için bu kadar yaşadı. Bu adamın elinden hedefini alin 2 ay içerisinde vefat edecektir.

Depresyonun en büyük dostu stres, en büyük düşmanı ise hedeftir.

Bakin klasik lafları hiç sevmeyen sizi öldürmeyen şey güçlendirmez sizi öldürmeyen şey yıpratır. Ama bu yıpratma size tecrübe verir. Bir nevi oyun dilinde skill diyelim. Bu skilli tuşa basıp kullanmakta sizin elinizde veya normal olarak dövüşmekte. Siz bu skilli, belli bir levele ulaşma sonucu alırsınız ve envanterinize yerleşir. Kullanmak ise size kalmış. Ya da o levele kadar çekilen yolda kazanılan tecrübeye değil de acıya, pişmanlıklara, hatalara bakacaksanız. O envanteriniz de unutulur gider. Geçmişiniz ile barışmak ve kendinizi severek ile başlayabilirsiniz. Kendinizi sevin. Bir insan kendini sevmezse başkalarını da kolay kolay sevemez. Bu kendini beğenmişlik değil kendini, özünü sevmekten bahsediyorum.


Etiketler:, , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir